07 Nisan 2009 Salı

Neler oluyor hayatta

Pek bir şey yok bu aralar. İki defa Konya ziyareti oldu. Unutmuşum "sahayı". Biri gençlik politikaları diğeri gençlere sağlanan hizmetlerle ilgili iki toplantıya katıldım. Etli ekmek yedik bol bol. Barınma araştırmasıyla ilgili bir odak grup çalışması yapma fırsatı bulduk. İnsanların tüm zorluklara rağmen inat ettiğini gördüm, hoşuma gitti.

Kısa Dalga'nın internet sitesini açtık. Perşembe Düzce; hem seminer hem odak grup için. Bu arada barınmayla ilgili anketler geliyor, analizleri başladı. Anlıyoruzki bu ülkede gençler yurtta kalmak istemiyorlar, geceleri istedikleri saatte yatmayı tercih ediyorlar.

Haftasonu OSI Youth Initiative'ın senelik toplantısında da takıldık. Süper yenilikçilik yok, ama birşeyler yapanlar var. Bol bol yeni medya, münazara girişimleri, çevre konuları... Ülkenin gündemi Obama ama bizimki değil.

Mayıs'taki GAPGenç'e destekçi olduk. Nesli ve Fırat bir haftadır Mardin'deydi. Yaptıklarımızı başkalarının da yaptıklarına çevirdiğimizde hoşuma gidiyor. AEGEE Ankara Yaşayan Kütüphane'de olduğu gibi. İlla "bizim" olmasına gerek yok. Önemli olan olması.

16 Şubat 2009 Pazartesi

Yazmak ya da yazmamak...

Yazmadım uzun süre. Sonra düşündüm ne yazayım diye. E-günlükleri kaderidir yazılmamak ve yazılmaktan yıpranmak. Peki yazdıklarım yerine yazmadıklarım önemli olsaydı o zaman yaoptıklarımız yerine yapmadıklarımızı yazmamak bir şey ifade eder mi? Bu suskunluğu buna bağlamak, kolaycılıkta gelinen son nokta mıdır? Bunun cevabı yazmayan bizlerde.

Ocak başından itibaren sağa sola yeni projeler yazdık, gönderdik. Biri Türkiye’nin gençlik politikalarıyla ilgili bir politika metni oluşturma çabası. Toplantılar, araştırmalar, konferanslar... Bol bol gençlik kuruluşunun katkısıyla. Bakalım artık olur mu. Diğeri de gençlik STK’ları için internet tabanlı bir dergi. Muhabirleri var, editörü var. Sıkıcı yazılardan değil bloglardan, podcastlerden ve videolardan oluşuyor (Bunlar da ne diyorsan zaten yanlış sayfadasın, seni hemen ... huzurevi sitesine gönderiyorum).

Ayrıca Kısa Dalga devam ediyor. Şurayı biliyor muydun? http://picasaweb.google.com/kisadalgagenclikmerkezi

İşte böyle.

Araştırmalar da devam ediyor. Bazıları tam gaz, diğerleri yarım gaz... Ama gidiyorlar...

26 Kasım 2008 Çarşamba

GÇB, Volkan Artık Fener Kalesinde 'Durma!'sın Diye Kampanya Yapsın


Son zamanlarda o kadar çok 'genç' ve 'gençlik' kelimesi duydum ki artık ne anlama geldiği konusunda başka algılarım oluşmakta. İyi de olabilir kötü de, Birşey aynı anda hem iyi hem kötü olabilir mi? Bakınız Britney Spears'a, hem genç, hem dansçı, hem anne, hem hala ana kuzusu hatta bir ara yasal yükümlülükleri de bir süre ağabeyinde olmak zorundaydı çünkü madde bağımlısı(ydı). Sağlık problemleri var ama sağlık güvencesi olup olmadığı kimsenin umurunda değil çünkü O'nda para denizde kum... Neyse işimize dönelim.

Sosyla bütçeyi hala izlemekteyiz. Yaşayan Kütüphane'nin kitabı çıktı. Adrese Büyüteç devam hem de kadın izleme grubu da var artık. GePGeNç kitap, ben diyeyim bu hafta siz deyin gelecek hafta basılmış olur. 2009'da Kısa Dalga ağızda patlayan şeker tadında bi o yana bi bu yana pat pat.. Yeni yılda Baykuş eğitimlerinden isteyenler olabilirmiş, seve seve. Gelecek senenin anahtar kelimesi 'araştırma' şimdilerde top5'deki mutevazi yerini korumakta. Klibi çıkınca daha da popüler olacak kendisi.

Serra İsveç'ten Almanya'ya kolaylaştırıcılık eğitimlerinde kadın olmanın da ötesinde Türklüğünü keşfetmekte, Fırat Kıbrıs'a Art Camp'a gidecek Sırplarla tiyatro yapacak, Yörük kendi evinin kapısından sonra en çok İsveç kapılarından içeri girmekte. Anna'yı hala çok özlüyoruz. Alemdar çok yakında asker. Gülesin en son pasaport kontrolündeki memur beye 'size baba diyebilir miyim?' derken görülmüş. Ben de kendi çocuklarımın gençlik çalışanı olmaya karar verdim şimdilik buralardayım. Bu değirmenin suyu nerden dönüyo kardeşim bize bunun hesabını verin!
(nesli'yim ben)

16 Ekim 2008 Perşembe

...Dört Yaklaşık Sonuç 6 Puan!


Bugün duramadım nerde bolg varsa yazayım dedim. Sıra geldi GÇB'ye.
İşler güçler mi nasıl? Nasıl olsun, bildiğiniz gibi. Yeni ne var diye düşünüyorum...İyice düşünmek lazım malumunuz biz bu aralar çok Kısa Dalga olduk, hayatla bağımız şu ara Kısa Dalga'dan geçiyor.
Adrese Büyüteç tayfası, mercekgillerle birlikte, yeni gönüllülerle ne yapsak nasıl yapsak peşinden Samsun'a gitti. TOG tayfası bu sene sahada Adrese Büyüteç'le... Hadi bakalım hayırlı olsu.Kısa Dalga coşcoş yani bildiğiniz KIsa Dalga, inanmazsanız burdan bakın. Albümü var artık!
Hmm bir de bu sene Bil201'in öğrencilerinin zehir gibi olduklarıyla ilgili söylentiler dolaşıyor etrafta. Valla bravo gençlere. Ofiste, araştırma barınma gençler gönüllülük gibi bir takım kelimeler pek popüler bu ara. Sosyal Bütçeyi İzliyoruz tayfası tam hız devam. Çok takdir ediyorum kendilerini, yağmur çamur demeden düzenli toplanıyorlar. Sen bir kere de aksat şu toplantıları. Çalışmanın detayını http://genclik.bilgi.edu.tr/ 'den öğrenebilirsiniz. GePGeNç kitap bitti bitecek. Yarın güzel tasarımcımız B Planı Pelin'le toplantı var. Ofis bir gaz görsel işlere sardı efendim bu aralar. Fotoğraf öğrenmek için Yeşil Ev'e gidenler mi istersiniz, bilgisayarına yeni programlar yükletip afiş tasarımı yapanlar mı yoksa movie maker kasıp ellerindeki ham görüntüleri montajlayanlar mı? Siz karar verin bizim ofiste hepsi mevcut. Becerikli çocuklar hepsi. Kıvırdılar bence bu işi. Helal olsun. Gençlik çalışması dediğin böyle yenlikçi, böyle zamana ayak uydurabilen öğrenmeye açık...... üüühüüüü üüü diye uzar gider. Hiç gerek yok. Eğlenmek için yapıyoruz. Yine yaparız.
Çok seviyoruz. Çaya da bekleriz.
(Nesli)

06 Ağustos 2008 Çarşamba

Ne var ne yok?


Çalışma ziyaretleri bitti kazasız belasız. Kısa Dalga şu sıralar fotoğraf atölyesinde. Hayalimiz sergi açmak. GePGeNç sonuç kitapçığı yolda. Adrese Büyüteç'in raporları hazır. 9-10 Ağustos'ta yine yeni yeniden BarışaRock'da Yaşayan Kütüphane'deyiz. Ağustos sonuna doğru diyoruz dükkanı kapasak da çayıra çimene yaysak bir hafta. Ay sonu Alemdar'la vedalaşma vakti. Askerlik olmasa yada bizi de götürse yanında. GÇB stajyeri tatlı Anna'da gidiyor Eylül başında Almanya'ya. Ağustos ayı veda ayı olmuş haberimiz yok. Eylül'e hazırlanmak için kafayı çok çalıştırmak, çarpıştırmak gerekli. Bir sürü fikir var. Hayırlıysa olsun. Bir de çayıra çimene yaysa tayfa, dinlense biraz çok şık olacak.
Kolay gele
(nesliyim ben)

26 Haziran 2008 Perşembe

Ljubljana

Liseli öğrencilerin kullandığı yurdun içinde gençlik örgütü kurup alt kattaki fırın odasını performans salonu haline getirip üstüne başka bir odada bar açıp 2-3 odada da video prodüksiyonuyla ilgili işler yapınca oluyor tabi. Yapmak o kadar kolay aslında. E insan gazlanıyor tabi. Sonra dön ülkeye kafan başka şeylerle dolu olsun.

http://www.dic.si/pozitiv2007/index_eng.html

Burası da böyle olacak... Bir gün...

Yandan ortak projemiz Divided God'ın şerefine...

http://www.pozitiv.si/dividedgod/

Anahtar kelimeler:

Drago, Rado, Volkan, Gizem, Bosna Hersek, Almanya, Sırbistan, Slovenya ve Türkiye...

18 Mayıs 2008 Pazar

Kısa Dalga!!!


Yavaş yavaş bitiriyoruz demek isterdim. Sonra da "neyi" diye sormak. Kısa Dalga 3 aydır devam eden atölyelerini yavaştan tamamlıyor. Son 3 hafta. Amma velakin... Son 3 gün görmeye değerdi. Ne kadar anlatılabilir bilmiyorum. Bundan sonrasına bakmak gerek.
16 Mayıs Cuma akşamı Kağıthane Sadabad Sahnesi'nde tiyatro atölyesinin oyunu vardı. Ama ne oyun. Boş yerlere sandalyelerin çekildiği tıklım tıklım bir salon, 11 hafta gibi bir sürede birbirlerini hiç tanımayan gençlerin, senaryosundan kostümüne herşeylerini kendilerinin hazırladıklar bir performans, zaman zaman ağlayan zaman zaman da gülen izleyiciler...
17-18 Mayıs günleri Feshane'de Eyüp Belediyesi tarafından düzenlenen gençlik şenliğindeydik. İlk gün sirk oyunları atölyesi gençleri şenlik ziyaretçilerine bildiklerini öğrettiler. İkinci gün ritim atölyesi sahnede harika bir performans sergiledi. Gösteri bittiğinde, elimde kamera sahneden uzaklaşırken izleyiciler de dahil herkes sahneye çıkmış göbek atıyordu. Görsel sanatlar atölyesi şenlik alanında hazırlanmış olan panoya gün boyunca grafiti yazdılar. Şimdi nerede sergileyeceğimize karar vermemiz gerekiyor. 3 günün de tek bir ortak noktası vardı. Gençler. İnanınca, keyif almak olunca aslolan, samimi de olduktan sonra bu hayatta herşey olur. Hem de en iyi olur. İş olsun diye yapınca iş olur, neden yaptığını düşünüp her seferinde cevabınla yol alırsan da bu olur işte. Kısa Dalga.
Cuma akşamı oyundan sonra fazla abartıyorum bu kadar duygulanıp gururlanmaya ne gerek var dedim. İyi insanlarla iyi şeyler yapıyoruz. Başka ne olabilirdi ki...
Bu tayfayla son 3 hafta. Kendilerinin düzenleyeceği şenlikle 3 ayı noktalıyoruz. Yazın, yeni eğitimler, atölyeler ve hatta projelerle devam edecekler. Takipte kalınız.